Salı, Eylül 21

Gurbet Pastası: Hemşinliler, Göç ve Pastacılık


Hemşinliler, geçtiğimiz yüzyıl dönümünde ekmek parası kazanmak için Rusya gurbetine gittiler. Orada, ekmek ve pasta yapmayı öğrendiler. Hem de çok iyi öğrendiler. Bizzat Rusya’da nam salacak, İran’da, Polonya’da muteber pastaneler açacak kadar. Sonra, Hemşinliler fırıncılığı, pastacılığı bütün Türkiye’ye taşıdılar. Memleketin hem büyük kentlerinde hem taşrasında pastaneler açtılar; pek çok yerde, oranın ilk pastanesiydi bunlar…


Uğur Biryol’un sözlü tarih çalışmasına dayanan kitabı, bu uzun mu uzun göç hikâyesinden enstantaneler sunuyor. Rusya’ya ilk gidişte çekilen meşakkatten saltanatlı patronluk günlerine, Ekim Devrimi’nden sonra Tahran’a, Polonya’ya, hatta Nazi kamplarına uzanan gurbet hikâyeleri… Türkiye’nin ünlü pastanelerinin geçmişi… Hemşin’in sosyal dönüşümü ve ‘terkedilişi’… Pasta ve fırın ustalarının sanatlarına ve bu sanatta Hemşinlilerin özel yerine dair anlattıkları… Pek konu edilmese de aslında hepimizin aşinâsı bir ‘memleket gerçeği’nden, taze poğaça gibi bir tadımlık.

Erhan G.Ersoy’un antropolojik bir bakış açısıyla “Hemşinlilik” üzerine Önsöz’ü ve Hemşinli bir edebiyatçı ve şair olarak Akif Kurtuluş’un Sonsöz’ü, kitaba zenginlik katıyor..

Kitapdan ;
Yeryünüzün herhangi bir bölgesinde yaşayan bir halkın bireylerinin, ailesinin geçimini yaşadığı ülkede sağlayamayıp, başka diyarlara göç etmesi bireysel bir trajedi iken, Karadenizliler için gurbetçilik nesillerdir soğukkanlılıkla kabullenilen yazgılarıdır. Komşuları Lazlardan farklı olarak insaatçılık veya denizcilik yerine neden fırıncılık ve pastacılık’ın meslek seçildiği de anlatılan mesellerde ancak Laz fıkralarında rastlanılacak bir içgüdüsel bir rastlantının sonucudur. Rivayet odur ki, herkes gurbete çalışmaya giderken anası Hemşinliye “uşağum karnuni doyuracağun yerlerde iş tut” demiş ve o da inşaatlar yerine öğüde uygun olarak fırınları seçmiştir..




0 yorum:

Yorum Gönder